22 Nisan 2014 Salı

Hayalleri üstüne bol gelen adam: David Moyes


Açıkçası David Moyes ile empati kuracağım hiç aklıma gelmezdi. Ben de aylarca kendisi ve United'ın düştüğü durumla dalga geçip eğlendim, çünkü futbol böyledir. Ferguson'un dediği gibi "döngüler halinde kendini tekrarlar" ve siz yıllarca süren düşüşün ardından başarılı olmaya başladığınızda rolleri değiştiğiniz ezeli rakibinize bakıp gülmek güzel bir şeydir.

Onun dışında Everton kariyeri boyunca Moyes ile ilişkim arabesk müziğe bakışım gibiydi; hayranı değildim ama saygı duyardım. Fırsatını buldukça Liverpool'a taş atan ve Manchester United'ın Ferguson'dan sonraki hocası olma hayaliyle yanıp tutuşan birini sevmem mümkün değil, ancak yaptığı doğru işleri her zaman takdir etmişimdir.

O David Moyes ki yıllarca ligin en eli sıkı başkanı Bill Kenwright'la çalışa çalışa transfer dönemlerinde harikalar yaratmaya alışmış. Eski takım arkadaşı Willie McStay'in önerisi üzerine atlayıp İrlanda'ya gitmiş, 60.000 pound karşılığında bugün Premier Lig'in en iyi sağ beki olarak gösterilen Seamus Coleman'ı almış. Leighton Baines'ler, Tim Howard'lar, Jagielka'lar, Pienaar'lar gibi Everton'u günümüzdeki Everton yapan oyuncuları da transfer etmiş, Fellaini, Lescott, Arteta gibi sonradan büyük takımlara transfer olacak oyuncuları da. Wayne Rooney'nin bugünlere gelmesindeki payı gözardı edilebilir mi?

Everton'u hep üst sıraları kovalayan, sahasında yenilmesi zor bir takım haline getirip bir de üstüne Şampiyonlar Ligi ön elemesine kadar taşımış bir adamdı Moyes. Ancak bir yerden sonra bunlar artık ona yetmemeye başladı. Herkes onun en büyük arzusunun Manchester United'ı çalıştırmak olduğunu biliyordu zaten. İtiraf edeyim "Manchester United'ın başına geçmesi Liverpool için teröristlerin atom bombası ele geçirmesi gibi" bir şeydi benim için. Yıllarca Anfield'da yenemediği, gölgesinde kaldığı Liverpool'un üstüne binip bu sefer çok daha geniş bütçesiyle kırbaç manyağı yapmasından bile korkuyordum. Bunları ilk kez itiraf ediyorum.

Her neyse, arzusundan bahsediyorduk. David Moyes Everton'daki son günlerinde gözlerindeki o parıltıyı kaybetmiş, kariyeri duraksama dönemine girmişti. Herhalde geceleri "Ne zaman bırakacak bu Ferguson?" diye düşünüp dururken uyuyakalıyordu artık. İşler laf olsun torba dolsun basitliğine ve rutinine indirgenmişti.

Beklenen gün gelip çattığında, Moyes o çok istediği koltuğa oturduğunda bir yazı yazmıştım FFT için. Başlığı "Yeni Ferguson olacak çünkü..." içimden tersini temenni ederek yazdığım o yazıdan kısa bir bölüm kopyalayayım, Moyes'i iyi anlatan bir kısım...

5 yıl önce SPL Menajerlik Semineri'nden bir sahne...

İskoç Futbol Federasyonu'nun düzenlediği seminere konuk olarak Alex Ferguson, Sam Allardyce, Gerard Houllier gibi önemli Premier Lig  menajerlerinin yanı sıra David Moyes de davet edilmiştir. UEFA direktörü Andy Roxburgh herkese sırayla menajerlik felsefesini sormaktadır...
Alex Ferguson "İki iyi kanat oyuncusu...Ve takımımın bolca gol atmasını isterim" der, Houllier ise pas futbolundan, orta sahayı domine eden hücum presten bahseder. Sıra David Moyes'e geldiğinde genç menajer kafasını kaşır ve çok basit bir cevap verir; "Kazanmayı severim."
Bir fıkraya ait gibi gözüken bu sahne bile tek başına Moyes'in mantalitesini ortaya koyuyor; o kazanma hırsıyla Manchester United için ideal isim.

Dezavantajlar ve soru işaretleri

"Herkes gibi onun da soru işaretleri yarattığı konular var tabi ki. İşte en etkileyici olanı; Moyes'in Arsenal,Chelsea,Liverpool ve Manchester United'dan oluşan 4 büyük takıma karşı deplasmanlarda 45 maçta galibiyeti yok. Ayrıca Avrupa arenasında çok kısa süren bir UEFA macerası dışında tecrübesi bulunmuyor. United'ın yıldızlarla dolu kadrosuna nasıl hükmedeceği, iletişim kuracağı da merak konusu. Ancak Manchester United sabrıyla tanınan bir kulüp ve Moyes hem Ferguson'un hem de Ryan Giggs, Paul Scholes gibi deneyimli isimlerin desteğini alacaktır. Kısa bir süre bocalasa bile uzun vadede başarıya ulaşması muhtemel.

Şifre: 6

Manchester United'ın başında ilk yıllarda pek çok zorlu gün geçiren genç Ferguson ilk lig şampiyonluğu için 6 sezon beklemek zorunda kalmıştı. O günden sonra ardına bakmayan ve kazanmanın kitabını yazarak efsane olan Sir'in veliahtı olan yeni İskoç'la imzalanan sözleşme süresi bakımından manidar; 6 sene. Çalışkanlığı ve azmiyle tanınan Moyes'in kariyerini bir üst seviyeye çıkarma vakti geldi. Çünkü o bu fırsatı yıllardır bekliyor."

Şimdi tüm bunları okuyunca gülmeniz geliyor olabilir, hayat gerçekten tuhaf. Moyes'in suçuysa kurduğu hayallerin üstüne bol geleceğini tahmin edememiş olması. Suç bile sayılmaz! Eminim kovulma haberi kendisine tebliğ edilirken içinden "Lütfen bana bir şans verin, kollarını kıvırıp giyerim, büyüyünce de giyerim" demiştir ama artık ne Manchester United Ferguson'a 6 yıl sabreden Manchester United, ne de futbol o günlerdeki kadar yalın. Elindeki pazar tezgahına benzer kadronun üst kısımları Van Persie, Rooney, alt kısımları Smalling-Carrick-Fletcher-Welbeck iken onun mantalitesi United'ınkine dar gelirken başarılı olması en azından kısa vadede mümkün değildi, modern futbol yöneticileriyse onun varsayımsal başarısına yatırım yapacak kadar cömert değiller.


İtiraf edelim, Moyes'in yarattığı Everton mu yoksa Martinez'inki mi diye sorulsa çoğu Everton taraftarı şimdiki takımı yeğler. Moyes güzel futbol oynayan değil, yenilmesi zor bir Everton yaratmıştı. Genç oyunculara da pek şans vermesiyle de tanınmazdı. United'ın başına geçtiğinde işte bunlar da canını sıktı. Mesela Fulham karşısında Old Trafford'da koskoca United'ın tek yaptığı şey ceza sahasına ortalar yollamaktı. Tamı tamına 81 gol getirmeyen orta!


Bugün bir ara Moyes'in bundan sonraki kariyerinin nasıl olabileceğini düşündüm. Evet, hiçbir derdim yokmuşçasına buna kafa yordum bir süre. "United'ın eski hocası" titriyle Doğu Avrupa'ya düşer belki yolu dedim ama buna pek ihtimal vermedim. Premier Lig'de nereye gidebilir ki? Newcastle en uygun takım gibi gözüküyor. Pardew'in çalkantılı kariyerine bir son verip yeni bir soluk için Moyes ile anlaşabilir kulüp sahibi Mike Ashley. United'da olduramadığına bakmayın, Everton'dakinden de sağlam bir takım oluşturabilir. Tabi önce biraz dinlenmesi, kafasını toplaması ve bundan sonra üstüne tam oturacak hayaller kurması gerekiyor.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder