12 Nisan 2014 Cumartesi

Livorno'nun kırmızı çiçeği: Cristiano Lucarelli

Livorno'nun rumuzu Amaranto'dur. Yani Horozibiği çiçeği. İtalya'nın özgürlükçü şehri Livorno'nun futbol takımı için güzel bir sembol;
Ve bu özgürlüğümüz için ölen savaşçının çiçeği...
Yıllar sonra Amaranto ile özdeşleşecek bir savaşçının hikayesi bu. 4 Ekim 1975'de Livorno'da doğan Cristiano Lucarelli'nin çocukluğu Shanghai adındaki mahallede geçmişti; burası 1930'larda İtalya'yı etkisi altına alan faşizme karşı kurulmuş bir fanustu ve burada büyümek her ne kadar zor olsa da onun karakterini şekillendirecekti.
Adını tüm ülkenin duymasını sağlayan olay 1997'de yaşandı. Livorno'da oynanan İtalya-Moldova U21 karşılaşmasında golünü atan Lucarelli formasını çıkardı ve üzerinde Che Guevara'nın resminin bulunduğu tişörtü gösterdi.

Bu onun milli takım kariyerini başlamadan bitirdi. Roberto Baggio'nun Budist olduğunu açıklamasından sonra binlerce annenin sokaklara dökülüp "Çocuklarımıza böyle şeyler öğretme, futbolunu oyna" demesi gibi, bu da İtalya'nın değişik bir yüzüne örnekti. "İstediğin şeye inanabilirsin, ancak bunu herkesle paylaşmasan iyi olur."  Lucarelli'nin milli takım kariyeri 6 maçla sınırlı kaldı, 3 gol atmayı başardığı 6 maç...
Livorno doğumlu çocuğun memleketinin takımında oynama hayalini gerçekleştirmesi uzun yıllar aldı; Perugia, Padova, Atalanta, Valencia, Torino... "Toro" küme düşerken o da fazla kiloları nedeniyle eleştirilmişti. En sonunda 28 yaşında özgür kalmış ve hayallerindeki formayı giyme şansını elde etmişti. İşte o zaman zorlu bir karar alması gerekti; Livorno'da oynayabilmesi için maaşından 1 milyar lirelik bir kesinti yapması gerekiyordu, yaptı ve şöyle konuştu;
Bazı oyuncular 1 milyar lireyle Ferrari veya yat alırken ben kendime bir Livorno forması aldım.
Livorno'da 99 numaralı formayı giyecekti; bu, 1999 yılında kurulan solcu tribün grubu Brigate Autonome Livornesi'ye bir selamdı. Hayali kulüp efsanesi Igor Protti ile yan yana oynamaktı ancak Protti onun geldiği sezon futbolu bırakmıştı. Bu Lucarelli'yi durduramazdı, idolüne telefon açtı ve onu futbola döndürmeyi başardı. Livorno 55 yıl aradan sonra Serie A'ya çıkmayı başarırken ikili toplam 51 gole imza attı. Serie A'nın ilk maçında Milan deplasmanına giden 11 bin Livorno taraftarı Lucarelli'nin golleriyle 2-2'lik beraberliği getirişine şahit oldu, o artık efsaneleşme yolundaydı.
Lucarelli'nin futbola döndürdüğü efsane; Protti
Lucarelli'nin futbola döndürdüğü efsane; Protti
Ligin yenisi Livorno sezonu dokuzuncu sırada, ezeli ideolojik rakipleri Lazio'nun üzerinde tamamlerken Lucarelli 24 golle ligin kralıydı ve Livorno'da kalmak için çeşitli teklifleri reddetmişti, mesela Zenit'in 3 milyon euroluk teklifi...
Ancak 2007 yılı onun sevgilisinden ayrılışını simgeleyecekti; bazı taraftarlarca şike yapmakla suçlanan Lucarelli 20 gol attığı sezonda baskılara dayanamaz hale gelecek ve ilginç bir transfer yapacaktı; Shakhtar Donetsk! 
luç
Shakhtar'a transferi çok sevdiği Livorno'nun yararı içindi; Bella Ciao'da bahsedilen, "halkının özgürlüğü için ölen" partizanın arkasında bıraktığı çiçek gibi, o da yaklaşık 8 milyon euroluk bu transferle en azından Livorno'nun maddi açıdan ayakta kalmasına katkıda bulunuyordu. 32 yaşında Ukrayna'da forma giyen ilk İtalyan oldu ama bu soğuk iklim gücünü sıcakkanlılığından alan Lucarelli için çok zorluydu. 12 kez sahaya çıkıp 4 gol attı ve ardından Parma'ya transfer oldu.
Parma'da geçirilen 4 yılın ardından kiralık olarak Livorno'ya geri döndü ve maddi bir yük olmadı; maaşı Parma tarafından ödenecekti. Fakat kiralık sözleşmesi sona erdiğinde Livorno kümeye düşmüştü; iki sevgili ters istikametlere doğru yol aldı. Napoli'de kiralık olarak geçirdiği kısa süreden sonra da kariyerine nokta koydu.
Adana'ya gelmişken kebap yemeden olmaz!
Adana'ya gelmişken kebap yememek olmaz!
2004/05 sezonunda Che Guevara'nın kızı Aleida ile buluşup Livorno'nun Küba'da bir maç yapması fikrini ortaya atan Lucarelli bugünlerde Parma'nın 17 yaş altı takımını çalıştırıyor. Livorno Küba'da bir maç yapmadı belki ama "Amaranto" 4 Eylül 2009'da Adana Demirspor'la karşılaşmak üzere bu topraklara ayak bastı. "Belki 2 yıl sonra Demirspor'a gelebilirim" sözü üzerine hayal kurmak bile yeterince güzeldi Şehrin Asi Çocukları için.

"Livorno'yu eşimden daha çok sevdiğimi söylüyorlar, bu doğru değil. Eşimi de en az Livorno kadar seviyorum" diyen adamın hikayesi. Sıcakkanlı,ismi de kendi de güzel bir adam;  gücünü hayalleri ve ideallerinden alan yaşayan bir efsane. Compagno Lucarelli!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder