12 Nisan 2014 Cumartesi

Özledik be Vedat kaptan

Dün dördüncü yıl dönümüydü vefatının... Vedat Okyar, sadece sekiz yıl formasını giyip kaptanlığını yaptığı Beşiktaş için değil, futbolu seven herkes için Güzel Adam'dı. En başta gönül adamıydı, kendi deyimiyle "para kullanmazdı", akrabaları sevmez, kendi seçtiği insanlarla birlikte olmayı yeğlerdi. Taktiklere, dizilişlere, binbir türlü varyasyona kafa yormazdı; "Beşiktaş kendisi gibi oynarsa kazanır" derdi hep. Bunu demesi normaldi, Beşiktaş'ın kendisi gibi oynadığı zamanların kaptanıydı çünkü.
Onu sevgiyle anarken pek bilinmeyen bir anısını paylaşmak yerinde olacaktır nasıl duygusal bir insan olduğunu anlamak için;
"Hayatımı kurtardın!"
Tarih 21 Mayıs 1975, Türkiye Kupası finalinin iki ayak üzerinden oynandığı günler. İlk maçı Trabzonspor 1-0 kazanınca Beşiktaş'a şampiyonluk için sahasında en az iki fark gerekmektedir. İşte bu şartlar altında önce 31. dakikada Niko Kovi'nin golüyle öne geçer ev sahibi, ilerleyen dakikalarda bir de penaltı kazanır. Topun başına gelecek kişi bellidir; Vedat Okyar.
Takımın penaltıcısı Okyar, o güne dek kullandığı 41 penaltıyı da gole çevirmiştir, ancak nedense o penaltıyı atmak istemez. Kaptan Sanlı Sarıalioğlu ısrar eder, penaltı da kaleci Şenol Güneş tarafından kurtarılır.
Güzel Adam Vedat Okyar bir anda ağlamaya başlar, bir yandan da "Çıkacağım oyundan" demektedir. Yanına savunmacı Lütfü Isıgöllü gelir ve onu sakinleştirmeye çalışır; "Ya Vedat, gideceğim şimdi atacağım bir tane!" Gönül Adamı rasyoneldir de; "Lütfü dalga mı geçiyorsun, sen neredesin kale nerede?"
Ne var ki Isıgöllü 75. dakikada dediğini yapar ve Beşiktaş'ın skoru 2-0'a getirmesini sağlar. İşte o an en çok sevinen de Vedat Okyar olur; farkında olmadan boğazını sıktığı ve bir yandan da sarılıp "Hayatımı kurtardın! Hayatımı kurtardın!" diye bağırırken Isıgöllü'yü onun elinden Sanlı Kaptan alır. Maç 2-0 sona erer ve Beşiktaş kupayı alır...
Can Çalışkan @canncall

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder