12 Nisan 2014 Cumartesi

Yalın ayak futbol büyücüsü: Mohammed Salim

Mohammed Salim futbol tarihinin en ilginç hikayelerinden birine sahip olabilir; Celtic ve Avrupa futbolunun ilk Müslüman Asyalı oyuncusu "yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış adam" olmanın bedelini ödemiş biri aslında. Hindistan'dan İskoçya'ya yolculuk yapıp çıplak ayakla oynadığı maçta Celtic'i kendine hayran bırakmayı başarabilmiş fakat hep gölgede kalmış biri...
Hindistan'ın futbolla tanışması ülkeyi sömüren İngilizler yoluyla gerçekleşmiş ve Hint bağımsızlığı için çabalayan ezilmiş halk çareyi İngilizlere kendi oyunlarında üstünlük sağlamayı başarmakta bulmuştu. Sağladılar da; çıplak ayaklarıyla sahalara çıkıp tam teşekküllü İngiliz takımlarını yendiler. İşte Müslüman bir Kalkütalı olan Mohammed Salim bu maçlarla keşfedilmişti. Yeteneği sayede çeşitli takımlarda forma giyerken Mohammedan SC'nin üst üste 5 kez lig şampiyonluğu kazanmasında büyük rol oynadı. Hayranı olan insanlar onu kucaklamak için yarışırken o sevincinden birkaç gözyaşı döküp başarılı olmasını sağladığı için Allah'a şükranlarını sunuyordu.
1936'daki lig şampiyonluğunun ardından Hindistan Karması ile Çin Olimpik Takımı'na karşı oynayan Salim bu maçtaki performansıyla Çinli yetkilileri kendine hayran bırakmıştı ki kayıplara karıştı! Gazetelere kayıp ilanları verildi, dört bir yana haber salındı ama o çok uzaktaydı; Kahire üzerinden Britanya'ya yol alan bir gemide! Londra'da yaşayan Haşim adlı bir akrabası onun bir maçını izlemiş ve çok etkilenmişti. Londra'da geçirilen iki günün ardından onu Glasgow'a, Celtic kulübüne götürdü.
Haşim Celtic menajeri Willie Maley'e ulaştı; "Hindistan'dan gemiyle gelen müthiş bir oyuncu var. Lütfen onu deneme antrenmanına alabilir misiniz? Ufak bir sorunu var... Salim yalın ayak oynar."
"Yalın ayak mı oynar?" Maley bunu duyar duymaz kahkahalarına engel olamamıştı. Böyle birinin profesyonel futbolcularla oynayamayacağını düşünse de Salim'e bir şans vermeyi ihmal etmedi. Tabi onun resmi maçlarda yalın ayak oynayabilmesi için federasyondan izin alınması gerekiyordu ve Maley bu konuda huzursuzdu.
Celtic'in bu ilginç transferi medyada da yankı buldu; gazeteler çıplak ayakla sahaya çıkan bu esmer adamdan bahsediyor, herkes onun nasıl oynayacağını görmek istiyordu. 28 Ağustos 1936'da Yaz Ligi'nde Galston'la oynanan maçta sahaya çıktığında tribünlerde 7000 seyirci vardı. Oynadığı maçın ardından da herkes ondan bahsediyordu;
Salim kesinlikle maçın adamıydı. Taraftar sırf onu merak ettiği için maça akın etmişti ve ona hayran olmaları için tek bir devre yeterli oldu; Evet çizgiye biraz fazla yakın oynuyordu ve ayaklarını korumak için doğal olarak ikili mücadelelerden sakınıyordu ama toplu oyunda bir dahiydi. Topu istediği yere kolayca gönderişini izlemek muhteşemdi, taraftarlar onun için çıldırıyordu!
Bu övgü dolu sözlerin sahibi zamanında 9 lig şampiyonluğu kazanmış İskoç milli futbolcu Alec Bennett'di. Celtic maçı 7-1 kazanırken gollerin üçü Hindistan'dan gelen tuhaf adamın bandajlanmış ayaklarıyla yaptığı ortalar sonucu atılmıştı ve medya ondan başka bir şey konuşmaz hale gelmişti;
Celtic'in Hindistan'dan gelen yeni oyuncusunun 10 parmağı Parkhead ahalisini hipnotize etti. Topu başparmağıyla kontrol edip serçe parmağıyla çevirerek rakibi geçip ayak içiyle topu kale ağzına "al da at dercesine" gönderişi...Muazzamdı! Celtic'in 7 golünden 3'ü onun bu hareketleri sonucu geldi. Bir penaltıyı kullanması istendiğinde utanarak reddetti. Salim İngilizce bilmiyor ve abisi Haşim onun tercümanlığını yapıyor. Haşim kardeşinin muhteşem olduğunu düşünüyor, dün geceden sonra Celtic taraftarı da onunla hemfikir.
Glasgow'daki Salim çılgınlığı devam etti, Hamilton'la oynanan maç 6-0 kazanılırken Salim bu sefer kazanılan penaltı atışını kullandı ve gole çevirdi; kaleci köşeyi tahmin etmiş ama topu çıkaramamıştı. Tribünler tek bir tezahüratla inliyordu; "Topu Salim'e verin!"
c
Celtic kulübü de tribün gelirlerini arttıran bu yetenekli adamdan memnundu. Bu arada herkes onun kış geldiğinde ve lig yarışı kızıştığında sert hava koşulları ve ikili mücadeleler sonrası sahada nasıl ayakta kalacağını tartışıyordu, fakat Salim evini özlemişti. Celtic yöneticilerinin kalması için ona yalvarmasına rağmen kararını vermişti. Öyle ki kalmasını sağlamak için yapılacak bir hazırlık maçının gişe gelirinin %5'i teklif edilmişti ama o bu paranın şehirdeki yetimlere bağışlanmasını istediğini söyleyerek kendisini getiren gemiyle memleketi Kalküta'ya döndü.
Memleketine döndükten sonra Mohammedan Sporting'i şampiyonluklara taşıyan Salim Celtic'i asla unutmadı,peki Celtic onu hatırlıyor muydu? 2002'de yapılan bir röportajda oğlu Rashid babası hastayken Celtic kulübüne sırf onun unutulup unutulmadığını öğrenmek için yardıma ihtiyaç duyduklarını belirten bir mektup yolladığını ve kulüpten bir çek yollandığını söylemişti. "Bu Celtic'in babamı unutmadığının bir kanıtı. Çeki bozdurmadım ve ölene dek saklayacağım" diyor Rashid.
Mohammed Salim kolonyal dönemde Hint halkının İngiliz işgalcilere karşı koyabileceğini futbol sahalarında çıplak ayaklarıyla kanıtlamış bir adamdı. Bir Müslüman olduğu için başarıları çoğunlukla gölgede kalmış olsa da bir ulusa umut olmayı başardı, Avrupa'da futbol oynayabileceklerini de gösterdi. Tarkan'ın dediği gibi "yanlış zamanda yanlış insan" olmasaydı kış güneşine de boyun eğmezdi belki ama yine de tarihe geçmeyi başardı.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder